Hüseyin EROĞLU
Altınordu FK Teknik Direktörü
NEDEN FARKLIYIZ ?

Futbolu, sadece futbola bağlı verilerle de kontrol edemezsiniz. Bunu yaşayarak net olarak gördük.


30 Eylül 2017, Cumartesi
A takım düzeyinde son beş sezonda iki şampiyonluk kazanıp 3. Lig’den TFF 1. Ligi’ne yükseldik. TFF 1. Lig’de, iki kez Süper Lig Play-Off’una önce puan, sonra ikili averaj kadar yaklaştık.
Yarışmacı özelliğimizi korurken, yetiştirici kimliğimizi sürekli yükselterek Çağlar Söyüncü ve Cengiz Ünder gibi Türkiye’nin son dönemdeki en önemli değerlerini futbola kazandırdık. Genç takımlar düzeyinde 5 sezonda 20 kupa kazanıp, ülkemizin UEFA Avrupa Gençlik Ligi’ndeki en önemli başarısını yakaladık. Genç Milli Takımlarımıza ise 35 oyuncu göndererek bu alanda da son dönem Türk futbolunun en başarılı kulüp olduk.
Bir kalemde sayabildiğimiz bu işlerin arkasındaki temel faktör; ekip ruhuyla hareket ederek oyun sistemi ve disiplini tam olarak uygulamamızdır.

Altınordu olarak, ülkemizde oynanan “futbolcuya dayalı sistem” yerine, “Futbolcunun bağlı olduğu kendi sistemimizi” kurduk. Gelişen süreçte, belki de en önemli artılarımızdan biri bu oldu.

Diğer yandan, her futbolcunun, bu sistemin içerisinde özel görevleri olması ve buna kayıtsız şartsız bağlanması, daha kolay bir gelişim süreci modeli yarattı. Gelişim ise sürekli gelişimi beraberinde getirdi ki, buna adapte olmayan-olamayan her oyuncu, sistem dışı kaldı. Sürekli gelişime uyum sağlayanlar ise bizlerle birlikte yükselip, Çağlar Söyüncü gibi Freiburg’a veya Cengiz Ünder gibi Roma’ya transfer oldu. İki oyuncunun, sisteme bağlılıkları gittikleri kulüplerde de devam ediyor ve yükselişlerini sürdürüyorlar.

Madalyonun diğer yüzünde ise sistem dışı kalan oyuncular var. Bu oyuncuların Altınordu’dan ayrıldıktan sonraki durumları da ortada. Yani; sistem içerisinde bir çarkın dişlisi gibi çok önemli bir görevi başarıyla yerine getirirken, dışarıya çıktıkları anda karşılık bulamadılar.

Sisteme bağlı yönetim modeli, Altınordu’da 6 yaş takımlarından itibaren başlar ve A Takım düzeyinde devam eder. 6 yaş antrenörü bile bizim ne istediğimiz çok net bilir ve sezon içerisinde toplantılarla bu bilgiler detaylı olarak kendilerine aktarılır.

Antrenman sistemi, 5 yıllık başarılı tablonun ortaya çıkmasında da çok önemli rol oynadı. Her antrenmanın maç ortamında ve zorluk derecesinde geçmesi, tüm performans verilerinin ölçümlenmesi ve futbolcuya geri dönüşler verilmesi, makine diye tabir edebileceğimiz bir düzen yaratmamızı sağladı. Şuna çok inanıyoruz ki “Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz.”

Futbolu, sadece futbola bağlı verilerle de kontrol edemezsiniz. Bunu yaşayarak net olarak gördük. Bu nedenle sağlık ekipleri, diyetisyen ve psikologlar ile el ele vererek saha dışını da yönetebileceğimiz bir düzeni hayata geçirdik.

Ve tesis… Antrenman kadar dinlenme, beslenme ve uyku gibi çok önemli değişkenleri kontrol altında tutmamızı sağladı.

Tüm bunların üzerine ise gerçekten çok çalıştık. Sadece futbolcu değil, Altınordu çatısı altındaki her birey, sürekli gelişim prensibi içerisinde çok çalışarak bu noktaya ulaştık. Bu nedenle, başarı tablosu altına “Biz” imzasını gururla atabiliyoruz.